Dizi-Analiz'e Yazarlar Aranıyor

Yeni Sezon Başlıyor! Hangi Dizi olursa fark etmez, kapımız herkese açık... Dizi-Analiz blogunda yazarlık yapmak isteyenlerin, dizianaliz@yahoo.com adresine mail atması yeterli...

Diziler, oyuncular, yönetmenler, yapımcılar hakkında güncel haber, video, fotoğraf gibi basında yer alan materyalleri takip edecek gönüllüler aranıyor... bu konuda blogda görev almak isteyenlerin dizianaliz@yahoo.com adresine mail atması yeterli olacaktır.

22 Ekim 2009 Perşembe

Bölüm Analizi | House M.D 6x05 | Brave Heart

House M.D'nin, ilgili bölümdeki hastaların arka planını anlattığı ve dizinin ilk 2-3 dakikasında yer alan kısa bölümler bazen ilgi çekici sahnelere gebe olmuştur. Bu hafta yayınlanan bölümde de adeta bir aksiyon kısa filmi izleyerek giriş yaptık diziye.

Bölüme konu olan hasta yüksekten düşen ve yaralanan bir polis memuruydu. Fakat ekibin onu incelemesinin nedeni bu düşüş değil, bu hastanın 3 kuşaktır babasının ve dedesinin 40 yaşında kalp krizi geçirip ölmesi, hastanın da kendisinin aynı kaderi yaşayacağına inanmasıydı. Hasta'ya yapılan tüm testlere rağmen herhangibir sorun çıkmazken, onu plasebolarla evine yollayan House, 4 saat sonra Hastanın öldüğü haberini aldığında belki de hayatı boyuncaki en kötü anlarından birini yaşadı.

Foreman ile House'nin ölen hastanın otopsi sahnesi ise gerçekten inanılmazdı. Hastanın aslında ölmediği ortaya çıkarken, gerçek sorunu bulunup tedavi edildi ve hasta daha önce bilmediği oğulu ile yeni bir hayata merhaba dedi.

Tüm bunlar olurken Chase, ölümüne sebep olduğu diktatör yüzünden daha fazla vicdan azabı çekmeye başladı ve çareyi günah çıkarmakta bulsa da bu da fayda etmedi. Bölümün en heyecanlı anları şüphesiz House'nin duymaya başladığı fısıltılardı. Tam her şey eski kötü günlerine geri dönüyor denilirken bu fısıltıların kaynağını yan odadaki Wilson olduğunu ve Wilson'un Amberle konuştuğunu gördük. Bu noktada House'nin öldüğü babasıyla kısa da olsa olan konuşması gerçekten çok duygusaldı.

21 Ekim 2009 Çarşamba

Bölüm Analizi | Heroes 4x06 | Tabula Rasa

Blog ingilizce olsa, yapımcılar blog'u takip ediyor derdim. Haftalardır hatta geçen sezon sonundan beri Heroes ile ilgili yakındığım noktaların üstü bir bir çizildi ve bu bağlamda adımlar atıldı dizide. Kaç analizdir, diziyi kurtarsa kurtarsa 1. sezon bağlantısı kurtarır, bir past/future bölümü lazım diyordum ki imdadımıza yetişti bu bölüm. Evet tam olarak bir 1. sezon bağlantısı yoktu ama bir sonraki bölümün geçmişte geçeceğini ve 1. sezonla tamamen alakalı olacağını gördük.

Dizinin 1. sezonu izleyicinin bilmediği pek çok soruyla gizemli bir havası vardı dizinin. Future Hiro'nun ilk göründüğü an, Peter'ın potansiyelini ortaya çıkardığı zamanlar izleyiciyi heyecanlandıran şaşırtıcı gelişmelerdi. İlk sezon save the cheerleader save the world mottosu benimsenirken 2. sezon iyi kötü bir virüs konusu işlenmişti. 3. sezon ise önce kötüler-iyiler savaşı sonrasında ise kaçaklar konusu işlenmişti. 4. sezonun en büyük handikapı, hala da sürmekte olarak, tam olarak bir konu bütünlüğü bulunmaması.

Samuel Sullivan'ın diziye katılması yeni bir heyecan olarak ortaya yansıdı fakat, cilde de adını veren Kefaret ile Samuel Sullivan'ın dizideki konumu henüz netleşmedi. Geçen hafta polislerden kaçarken, Samuel'le karşılaşan ve ona sığınan Sylar bu bölümde geçmişiyle yüzleşse de, kendi içinde Sylar olmayı değil Gabriel olmayı seçti. İlerki bölümlerde Samuel'in de oyunlarıyla eski Sylar'ı görmemiz mümkün olacaktır. Buradaki asıl soru, Samuel-Sylar ikilisinin, Peter'la bir savaşa girip girmeyeceği.

Yine geçen hafta Hiro'nun Peter'ın yanına ışınlandığını görmüştük. Hiro'nun ölmekte olduğunu öğrenen Peter ise onu kurtarmak için Noah'a gitti ve birlikte bir iyileştirici bularak, Hiro'yu kurtarmak için adım attılar. Hiro'dan ışınlanma gücünü alan Peter, iyileştiricinin pompalı tüfekle ateşinde zamanı durdurduğu anda yaşadığı mutluluk ile vurulduğunu fark ettiği anki şaşkınlığı bölümün en görülmeye değer sahneleriydi.

Hiro ise hastanede dahi mutluluk saçmayı başarabilirken, geçmişte yaptığı hatalar listesine önceden fark etmediği bir isim ekledi: Charlie. Hatırlanacağı üzere 1. sezon Hiro ile Charlie'nin yolları bir yemek durağında kesişmiş, üstün hafıza gücüne sahip olan Charlie, Sylar tarafından öldürülmüştü. Hiro istemsizce kendini 3 yıl önceye ve Charlie'nin yanına ışınlarken bu durum gelecek bölümde, 3 yıl öncesini göreceğimizi bizlere gösterdi ki bu da Heroes izleyicileri için yeterince heyecan veren bir durum.

Gelecek bölüm umarım ki geçmişte kısa sahnelerle sınırlı kalmaz ve hikaye bir şekilde 1. sezon'a tekrar bağlanır. Hatta bu noktada Peter'ın eski güçlerini bir anda alabileceğini, Nathan'ın geri dönebileceğini bile söylemek mümkün olur.

18 Ekim 2009 Pazar

Bölüm Analizi | Heroes 4x05 | Hysterical Blindness

Geçen hafta bölüm sonunda Sylar'ın dönüşüne şahit olmuştuk Heroes'da. Bu hafta görüldü ki, Sylar tam bir dönüş yaşayamadı henüz. Yaşadıklarının farkında olmadan ormanlık alanda koşuşturan Sylar devriyeler tarafından bulundu ve göz altına alındı. Kim olduğunu, geçmişini, güçlerini hatırlamayan Sylar'ın parmak izi analizi sonucu kimliği ortaya çıkarken, annesini öldürmüş olduğu gerçeğine inanamadı. Geçenm sezon gelecekte karşılaştığımız iyi Sylar'ın belki de temeliydi bu haftaki Sylar.

Dizinin büyük bir hayran kaybı yaşadığı ortada. Konu çok dağınık olarak ilerlerken izleyiciyi en çok ekrana çeken Robert Knepper'in canlandırdığı Samuel karakteri oluyor. Bu bölüm de Samuel, ailenin yeni üyesini aileye tanıtma sözü verirken bu yeni üye tahmin edildiği gibi Sylar çıktı. Polislerden kaçarken Sylar'a yardım eden Samuel Sylar'ın bu iyi halini istismar edecektir. Bu arada Adrian Pastar'ın bir daha görünme olasılığı iyice düşmüş gibi. Galiba o da diziden ayrıldı.

Sylar cephesinde bunlar olurken, Peter ile iş yerindeki sarışın bayan arasında bu bölümde bir yakınlaşma izleyicinin gözleri önüne serildi. Peter bu bayanın, seslerle ilgili olan gücünü alırken bu gücün daha önceki bölümler sesleri görmek üzerine olduğunu göstermişti yapımcılar bize. Fakat bu bölüm bu gücün kuvvetli bir etki yaratabildiğini gördük. Kısacası bu güç herhangibir sesi bir insanın istediği şekilde, şiddet verebilecek şekilde kullanması.

Kaanatimce bölümün tek ve en önemli olayı geçen bölüm gücü ve hastalığı ile ilgili gerçekleri kardeşine açıklamak üzereyken belirsiz bir yere ışınlanan Hiro'nun, Peter'ın yanına ışınlanmasıydı. Bir Future veya Past bölümü kapıda demektir bu. Daha önce de belirttiğim gibi hikayeyi bir yerinden 1. sezona bağlayabilirse senaristler gerçekten mükkemmel olur.

Son bir not, meşhur company logosu için. Yukarıdaki resimde de görülebileceği gibi bu bölüm açıkça gösterdiler bu logoyu. Bu da gelecek bölümle ilgili bir ipucu olabilir.

16 Ekim 2009 Cuma

Bölüm Analizi | The Big Bang Theory 3x04 | The Pirate Solution

The Big Bang Theory 3. sezonundan en büyük beklentim, kahramanlarımızın kuzey kutbu maceralarına bol atıflı bölümler olmasıydı. Lakin sezonun ilk bölümünde bir iki nokta hariç senaristler bu malzemeyi hiç kullanmadılar ve kuzey kutbu macerası sadece Penny ile Leonard'ın daha geç birlikte olmalarını sağlayan bir bahane gibi durdu.

Geçen hafta bütün bir bölüm Penny'i Leonard ve Sheldon'un evinde izlemiştik. Aynı husus bu bölümde de devam etti. Leonard'ın tek bir sahnesi hariç Penny ve Leonard'ın yine bütün sahneleri evdeydi. E Haliyle üst üste bütün bölümler bu şekilde geçince dizinin dinamikliği epey yitirilmiş oluyor.

Bu bölüm Raj'ın yeni bir iş bulmazsa sınır dışı edilmesi riski olması konu edildi ve herkes Raj için yeni bir iş bulma gayretine girdi. Raj, aslında kendisi için kötü sayılmayacak bir iş bulmuşken kadınlarla konuşamama sorununun varlığı ile bu işe giremedi ve Sheldon'un iş teklifini kabul etmek zorunda kaldı. Sheldon ile 5 dakika geçirmenin dahi çile olduğu gerçeğini bilen Raj, geçirdiği iş vakitinde oldukça zor anlar yaşarken bu dakikalar izleyiciler için bir o kadar güzeldi.

Raj'ın gece gündüz Sheldon'la çalışmasından dolayı iyice yanlız kalan Howard ise Penny ve Leonard çiftini rahatsız etti bu bölümde.

Ne yazıkki Sheldon'un "bazinga", Raj'ın iş grubundaki bayanla konuşmak için alkol alıp patavatsızlık yaptığı ve Raj ve Sheldon'un ana dilde küfür üzerine konuştuğu ve tabiki eye of tiger'li sahneler hariç çok fazla güldürmedi dizinin bu bölümü. Ne varki şükran gününe yapılan atıf, Howard'ın bahsettiği hindi doldurulmuş balık yemeği, Penny'nin mahkemelik olan akrabası hususları ileriki bölümlere güzel malzeme olacaktır.

Bölüm Analizi | One Tree Hill 7x04-05 | Believe Me, I'm Lying - Your Cheatin' Heart

Daha önceki yazılardan birinde, One Tree Hill'in artık şaşırtamadığını anlatmış, hatta diziyi bu açıdan PrisonBreak ile karşılaştırmıştım. Bu bağlamda güzel örnekler oldukları ve yapılacak yorumlar aşağı yukarı aynı olduğuiçin 7. sezonun 4. ve 5. bölümlerinin analizini, tek bir yazı ile yapmaya karar verdim.

One Tree Hill'in önceki sezonlarında, dizinin bu kadar sevilmesinin en büyük etkenlerinden biri, büyük olayların sadece sezon finallerinde olmamasıydı. Keith 3. sezonun 16. bölümünde ölmüş, Tree Hill Ravens 4. sezonun 9. bölümünde eyalet şampiyonluğuna ulaşmış (bu bölümde aynı zamanda Lucas kalp krizi, Haley de ciddi bir trafik kazası geçiriyor), Quentin 6. sezonun 2. bölümünde vurulmuştu. Genel dizi mantalitesinden oldukça farklı olan bu yanı, izleyicinin çok hoşuna gidiyordu. Hatta 4. ve 6. sezon finallerinde her şey o kadar güzel ve "çözülmüş"tü ki,dizi o noktada bitse herkes tatmin olurdu. Sonuç olarak bu şekilde 7. sezona kadar gelindi.

7. sezonun şu ana kadar izlediğimiz bölümlerinde, üst paragrafta anlatmış olduğum dizinin genel gidişatına yönelikizlenen çizgiden uzak bir görünüm vardı. Elbette henüz sadece 5 bölüm izledik ve sezonun geneline yönelik bir yorumyapmak için erken; ama "sezon içi büyük olay(lar)ı"nı, her One Tree Hill sezonunda beklediğimiz de bir gerçek.

Hilarie Burton ile 7. sezon için anlaşamadıklarında dizinin yapımcıları muhtemelen 'Peyton Sawyer karakteri dizidenayrılırsa bu dizinin "drama kraliçesi" kim olacak?' sorusuyla karşı karşıya kalmışlar (çünkü görünen o ki izleyicinin o "drama"nın eksikliğini hissedeceğine kanaat getirmişler) ve Haley'nin ablası Quinn'i getirerek bu sorunu çözme yoluna gitmişler. Peyton gibi 6 sezon boyunca (gerçekten bütün bunları 6 sezon boyunca tekrar tekrar yaşıyor-yaşatıyor) 2 ayrı annesini kaybetmiş, okulda serseri kurşun kurbanı olmuş, üvey kardeşi olduğunu iddia eden bir psikopat tarafından taciz edilmiş, Jake ve Lucas için defalarca ağlamış, "people always leave" adlı sloganını anneleri, babası ve aşık olduğu bilimum erkek için kullanmış bir karakter yerine getirilmişti Quinn ve bu "drama"yükünün altından kalkması gerekiyordu.

Henüz drama kraliçeliği kapsamında sadece yok yere kocasından ayrılan Quinn,Peyton Sawyer'la bu anlamda karşılaştırılmaya hak kazanmış değil; ama Clayton'la -Nathan ve David'in itirazlarına rağmen- gittikçe yakınlaşıyor olması ve araları kötü olan Haley-Nathan çiftinden uzaklaşmak için çocukça yollarabaşvurması, doğru yolda olduğuna işaret.

5. sezonun 17. bölümünde Lucas, Lindsay'nin başka biriyle birlikte olduğunu öğrenmiş ve o sinirle Tree Hill Ravenskoçu olarak çıktığı maçtan, hakeme ve rakip takım oyuncularından birine saldırdığı için atılmıştı. Mouth bütün buolayları kamerasıyla çekmiş; ancak patronu sorduğunda arkadaşını savunmak için çekemediğini söylemişti. Bu da tabiiki patronunun, Mouth'un yeteneklerini sorgulamasına ve daha büyük işlere hazır olmadığını düşünmesine neden olmuştu.

7. sezonun 4. bölümünde de Nathan'ın başka bir kadınla ilişkiye girdiğini aynı nedenle haber yapmayı reddeden Mouth'u, 5. bölümde -yayından kaldırılmasının ardından- depoda kasetlerin dizilmesine yönelik bir işte çalışırkengördük. Rahatsızlanan bir model yerine son anda podyuma "0, bir beden değildir" tişörtüyle çıkan ve herkes tarafından çok beğenilen Millie'nin, bu olayın öncesinde ve sonrasında yaşananlardan dolayı Alex'le gittikçe yakınlaşması ve Alex'in hayat tarzına özenmeye başlaması, Mouth ile arasını bozdu. İlerleyen bölümlerde Mouth-Milliearasında bir "Değişmeni istemiyorum / Sen bu değilsin, çok değiştin." konuşması geçecektir.

Dan Scott'ın anlatıcı konumundan uzaklaşarak diğer karakterle nasıl tekrar iletişim içine gireceği sorusunun cevabıda 5. bölümün sonunda verildi. Bölümün başında Nathan'ı, Renee konusunda yardım edebileceği bir şey olup olmadığınıöğrenmek için arayan Dan, net bir ret cevabı almış olmasına rağmen ipleri kendi eline almaya karar vermiş olsa gerekki Renee'i yanına getirtti ve ona, henüz duymadığımız bir teklifte bulundu.

Renee'in Nathan'la yaşadıkları hakkında kendinden çok emin konuşması, Haley'nin kafasında Nathan'a yönelik kuşkularıartırdı; zira Nathan'ın deyimiyle: "Ben olsam ben de kendimden şüphe duyardım." Yine de ikisi de birbirlerine olaninançlarını yitirmedi ve bölüm sonunda birlikte bir basın toplantısı düzenleyerek bütün bu olaylardan duydukları üzüntüyü dile getirdiler. Jamie, annesiyle babasının bu konuya ilişkin bir konuşmalarına şahit oldu ve onların boşanmalarından korkmaya başladı. Haley, Nathan'la birbirlerini sevdiklerini ona anlatmaya çalışırken de cevabı yapıştırıverdi: "Quinn ve David de birbirlerini seviyor; ama ayrıldılar."

6. sezonun, başta Peyton'la geçmişi olduğu için nefret edilen, sonradan Brooke'a yönelmesi ve aslında iyi bir adam olduğunun anlaşılmasıyla sevilmeye başlanan karakteri Julian, 7. sezonda Alex'le yakınlaşmaya devam ediyor.

Tabi şimdilik bu yakınlaşmayı profesyonel seviyede tutmakta kararlı; ancak Alex kendisinde görünüşten çok daha fazlasıolduğunu iddia ederken Brooke'un kapıdan içeri girerek Alex tarafından "Ben böyle biri değilim işte" diye örnek gösterilebilecek bir portre çizmesi, Julian'ın fikirlerinin de ileride değişebileceğini gösteriyor. Alex'i Brooke'a hiçbir zaman tercih etmeyecektir elbette; ama Brooke ile Alex'e bir yazar olarak destek olma konusunda yaşadıkları tartışmalar, aralarını bozabilir.

Yine 5. sezonun 17. bölümünün aynı sahnelerine bir atıfta bulunacağım. Lucas'ın, Lindsay'nin başka biriyle olduğunuöğrendikten sonraki tepkilerini çok gerçekçi bulmuştum ve yazarları çok takdir etmiştim. David'in Quinn karşısındakihallerinde de yazar ekibinin benzer bir başarısı olduğunu söylemek mümkün.

15 Ekim 2009 Perşembe

Bölüm Analizi | How I Met Your Mother 5x04 | The Sexless Innkeeper

Mükkemmel 2 sezonunun ardından, daha sakin ve normal 2 sezon geçirmişti How I Met Your Mother. 5. sezonu da, 3 ve 4. sezonlara nazaran daha iyi bir başlangıç yaparak karşımıza çıktı. 5. sezonun 4. bölümü de, şu ana kadar yayınlanan bölümlerle eş ve iyi bir çizgide olarak nitelendirilebilecek bir bölüm.

Bu bölümü aslen 2'ye ayırmak mümkün. 1.si bölüme de ismini veren, avucunu yalayan hancılık durumu ikincisi ise çiftlerin, başka çiftlerle olan randevuları. Avucuna yalayan hancılığı, klasik How I Met Your Mother, tespitlerinden biri olarak görmek mümkün. Zira pek çok kişinin yaşayabileceği bir durum. Bu tesbite göre, bir kişi diğer kişiyle hiç bir şekilde birlikte olmayı düşünmüyor fakat geceyi bedavadan bir çatı altında geçirmek istiyor ve bunu başarıyorsa karşı taraf avucunu yalayan hancı oluyor.

Bu bölümde de Ted, artık öğretmen olduğundan imajını bu yönde değiştirirken ve bu yeni imajın kızları daha çok etkilediğini söylerken, eve götürdüğü kızın uyumasıyla, Barney'in bulunduğu bu tesbite maaruz kalsa da bölüm sonunda, bazı kızların gerçekten öğretmenlik imajından etkilenebileceklerini gösteriyor.

Bölümün 2. kısmı ise çiftlerin, çiftlerle olan randevuları. Bu başlık altında Marshall ve Lily'nin başarısız double datelerini gördükten sonra, şanslarını yeni çift Robin ve Barney ile denediklerini fakat yine başarısız olduklarını görüyoruz. Fakat, Marshall Lily çiftinin mutluluğu başka bir çiftle yaklamasıyla, başka çiftlere ihtiyaçları olduğunu anlayan Barney ile Robin, adeta pişman bir sevgili gibi Marshall ile Lily'e geri dönüyorlar.

Bölümün eski İngiltere zamanlarına olan göndermeleri, bu bağlamda okunan şiirler ve Marshall'ın en basit olaya bile fotoğraflı-müzikli klip yapması gerçekten muhteşemdi. Marshall'ın bu yeni bağlılığı konusuna bir intervention yapılması çok leziz bir bölüm konusu olabilir.

Öte yandan bölüm sonunda Ted'i güzel bir kızla görüp, başladığı ilişkiden ötürü pişman olduğunun sinyallerini veren Barney ilerleyen bölümlerde bu dilemma'nın sonuçlarını yaşayacak ve ortaya komik durumlar çıkacaktır.

En başta da belirttiğim gibi 5. sezon güzel başlamış olsa dahi, bir 1. sezon havası yok bölümlerde. Karakterlerin olduklarından farklı yerlere gitmiş olmaları bunun nedeni olabilir. Umarım bir şekilde flashbacklerle, flashforwardlar ile bu durumu toparlarlar, mantıksız Robin-Barney ilişkisine iyi bir bahane uydurur yapımcılar.

14 Ekim 2009 Çarşamba

Bölüm Analizi | House M.D 6x04 | Instant Karma

Geçen hafta, bir tarafta bir diktatörün hayatı bir tarafta ise doktorluk etikleri arasında kalan ekibin ve bu ikiliem sonucunda insan yanı daha ağır basıp diktatörü, bilinçli olarak testleri değiştirip yanlış tanı ve dolayısıyla yanlış tedavi ile ölümüne sebep olan bir Chase izlemiştik House M.D'de.

Bu hafta ise zengin bir iş adamının, bir çok doktora muayene ettirdiği fakat sorununu kimsenin ortaya çıkaramadığı oğlunun hastalığı ile uğraştı ekip. Elbette ki geçen haftadan bu haftaya sarkan en büyük sorun Chase'ye ne olacağı idi. Bu bölüm gördük ki, yaptığından hiç bir şekilde pişman olmamış bir Chase ve her ne kadar onu korumayacağını söylese de onu koruyan bir Foreman vardı.

Foreman dizinin belki de en zor karakterlerinden birisi. Çünkü ne zaman ne yapacağı neye ne tepki vereceği bilinmiyor. Kimi zaman House'dan bile kibirli olabilirken kimi zaman çok duygusal bir insan çıkıyor karşımıza.

Ekip, zengin iş adamının oğlunun hastalığına tanı koymaya çalışırken 13'ün de uzakdoğuya gitme planları olduğunu gördük. Fakat aldığı uçak biletleri gizemli bir şahıs tarafından iptal ettirilirken, şüpheler önce House, sonra Foreman en sonunda ise Wilson'a yöneldi. House 13 ile beraber tüm izleyicileri ters köşeye yatırarak, biletleri iptal ettiren kişi olarak karşımıza çıktı. 13 her ne kadar uzakdoğuya doğru giden uçağa binse de, bu bölümde olanlar onun ekibe geri döneceğinin sinyalidir. Cameron'u oynayan Jennifer Morrison'un da diziden ayrılacağı dedikoduları göz önüne alınırsa, Chase-Foreman-13 yeni ekip olarak karşımıza çıkacaktır.

Sezon House'ın yaşadığı dönüşümle başlamıştı ve bizler de her bölüm buna adım adım şahit olduk. Bu bölümde de House daha insani yönünü ön plana çıkarılırken, tanı konamayan çocuk, tedavisi olmayan bir hastalık tanısıyla, babasının göz yaşları arasında ölümü beklenirken House'ın klasik Wilson ile konuşmasında parlayan fikri ile hayata döndürüldü.

Dizinin belki de en büyük handikapı bu durum. 30-35 dakika boyunca tanı konamayan veya yanlış tanı konan hastanın gerçek tanısı ve tedavisinin son 5 dakikada yapılıyor olması.

Geçen bölüm diktatör Dibala'nın testlerini değiştiren böylece ona yanlış tanı konup, yanlış tedavi ile ölmesini sağlayan Chase ise, Foreman'ın dikkat ettiği bir detayla belki de büyük yükümlülüklerden kurtulmuş oldu bu bölümde. Foreman, diktatörün önceki testleri ile son testleri arasında aşırı bir kolesterol oranı farkı olduğunu fark ederken, bu duruma hiç bir açıklık getiremeyip, umutsuzca gerçekleri itiraf etmeyi bekleyen ikili'nin imdadına House yetişti, ve ikilinin kendisine durumu anlatmamasına rağmen Chase'nin yaptıklarını anladı ayrıca da Chase'yi dolayısıyla da Foreman'ı kurtaracak tıbbi bir bahaneyi bularak ikiliyi kurtarmış oldu.

Bölümün sonunda House'nin söylediği söz ise her şeyi özetler gibiydi: "Öldürmek, yanlış teşhisten iyidir..."

Bölüm Analizi | South Park 13x08 | Dead Celebrities

Yaklaşık 5,5 aylık bir aradan sonra South Park’ın 13 sezonu kaldığı yerden devam ediyor. 8. Bölümde ana konu Kyle’ın kardeşi Ike’ın ölü ünlüleri görmesi , bu durumdan 4’lümüzün(Stan, Kyle, Cartman, Kenny) rahatsız olması ve bu işi çözmeye çalışmaları anlatılıyor. Özellikle 2009 yaz aylarında Amerikalı birçok ünlünün ölmesi yapımcıları böyle bir bölüm çekmeye itmiş. Detaylardan önce genel olarak bölüm değerlendirmesi yaparsak; Klasik South Park tarzında birçok yere alaycı göndermelerle dolu güzel bir bölüm olmuş.

Ike söylediğimiz gibi ölü ünlüleri görmektedir, Psikiyatriste gitmesine rağmen derdine çözüm bulamaz. Doktordan da çare bulamayınca, bu işlerden anlayan bir başka uzmanın yardımıyla ölülerin ruhlarıyla irtibata geçerler. Uzmanın olaya açıklama getirmesiyle işin aslını öğrenirler. Ölülerin Arafta sıkıştıkları, bu sebeple Dünyada dolaştıkları ve Ike’ın da bu yüzden onları gördüğü anlaşılır. Bunun tek bir nedeni vardır o da Michael Jackson’un öldüğünü kabul etmemesi .

Araf tasviri ise bir başka komikti. Uçağın içinde sürekli kalkmayı bekleyen ünlüler ama sürekli rötar yapan bir uçak. Bu uçakta bir başka detay ise, bahsedilen ölü ünlülerin olmasıdır. Farrah Fawcet, Billy Mays , Dj Am ve daha birçok yakın zamanlarda ölen insanlar yer almaktaydı. Tüm ikna çabalarına rağmen ikna olmayan Michael, Ike’ın bedenine girerek işleri iyice çıkılmayacak bir düzeye getirir. Çocuklar ruhu çıkartmak için uğraşırken bir yol bulurlar. Buna göre Ruhu çıkartmanın yolu, yaşarken olmak isteyipte başaramadığı bir şeyi gerçekleştirmesinden geçmektedir.

Çocuklar düşünür ve Michael Jackson’un çocuk olmak istediğine karar verirler. Buna göre onu çocuklar arasındaki bir yarışmaya sokarak 1. olmasını sağlarlarsa, ruhun Ike’ın bedeninden çıkacağına inanmaktadırlar. Burda da çocuklar arasındaki bu tür yarışmaları ti’ye alan bir yaklaşım görüyoruz. Çocuklar Ike’ı 1. Yapmanın hesaplarını düşünürken jüriden rica etmektedirler. Fakat istekleri olmayınca bütün bölüm boyunca Cartman ile Kyle arasındaki isot muhabbeti burada anlam kazanacaktır. Jüri üyesi kadını isotlu sandviç yerken gören Cartman, isotun acı etkisinden nasıl kurtulacağının yolunu bildiğini söyler ve sonucunda da küçük Ike 1. olur. Bu birincilikle Michael Jackson’ın ruhu Ike’ın bedenini terk eder ve uçaktaki yerini alır. Bu sayede Ike normale döner.

13. sezonun 2. Kısmına sağlam bir başlangıç oldu. Alışıldık bir South Park performansı güncel olaylara yaklaşımları her zamanki gibi iğneleyici ve bir o kadar da komik.

9 Ekim 2009 Cuma

Bölüm Analizi | Heroes 4x04 | Acceptance

Robert Knepper'in canlandırdığı Samuel karakterinin getirdiği yeni solukla sezona başlamıştı Heroes. Özellikle fiyasko 2. sezon ve akıl almaz hatalı 3. sezon finalinin kötü etkilerini toplar nitelikte bölümler izledik bu sezon. Yine çok iyi sayılmayacak ortalama üstü bir bölümle karşı karşıyaydık bu hafta.

Geçen bölüm sonunda Samuel, ailesinin eskiden çalıştığı malikaneyi olduğu yerden uçurmuştu. Bizler sadece temel halindeki araziyi görmüştük ve buraya ilk yardım ekibinde gelen Peter'ın kolunda, Samuelde de olan pusula dövmesi belirmişti. Bu dövmenin akibetini öğrenmek için Noah'ın kapısını çaldı bu bölümde Peter fakat dövmenin kaybolduğunu fark etti. Buradan şu sonucu çıkarmak gerekiyor ki bu dövme yanlızca belirli kişiler yan yana geldiği zaman ortaya çıkıyor.

Nathan görünümündeki Sylar ise yaşadığı olayların karmaşasındayken, Angela, Sylar'ın daha Nathan gibi hissetmesi için ona eski bazı eşyalarını getirdi. Böylelikle Sylar'ın eşyaların tarihini görebilme gücü sayesinde onları kendi anısı gibi hatırlayacaktı. Fakat Angela'nın getirdiği eşyalardan biri, Nathan'ın dahi hatırlamadığı bir anıya onu götürdü ve Nathan yıllar önce bir arkadaşının ölümüne kaza ile sebep olduğunu gördü. Angela, Haitili sayesinde Nathan'in hafızasını silmiş ve olayı ört bas ederek ölen kızın İngiltereye kaçmış gibi göstermişti. Nathan gördüklerini ölen kızın annesine anlatırken, bu duruma hiç inanmamış gibi görünen anne (ayrıca Petrelli aile dostu), Nathan'ın arkasından bir adamını gönderdi.

Gönderilen bu adam Nathan'ı vurup öldürdükten sona toprağa gömerek oradan uzaklaşırken, Nathan olarak toprağa giren beden Sylar olarak geri çıktı. Nathan yeniden Sylar bedenine kavuştu lakin aklı hala Nathan gibi düşünecektir. Bakalım Sylar'ın gerçek anlamda dönüşü nasıl olacak ve bu dönüş Adrian Pastar'ın (Nathan) diziden ayrılması mı demek olacak?

Bu olayların yanı sıra, ölümle pençeleşen Hiro, hataları düzeltmek istediği zaman geçmişe istemsizce gitme durumunu yeniden yaşadı ve, kendi şirketlerinde eski bir çalışan olan kimsenin intiharını önlemek için defalarca geçmişe gitse de intiharı engelleyemedi. Hiro'nun intiharı en sonunda geçmişe gitmeden engellemesi ise, kendisi hakkında kardeşine tüm olanları dürüstçe anlatması gerektiğinin farkına varması ile oldu. Ne var ki bunu gerçekleştirmek isterken Hiro'nun yine geçmişe istemsizce gittiğini gördük. Henüz Hiro'nun nereye gittiği izleyiciye gösterilmedi.

Bölümün başında Peter'a artık özel güç ile ilgili işlerle uğraşmayacağını söyleyen Noah ise, bölüm sonunda onun asıl yeteneğinin bu olduğunun farkına vararak tekrar iz peşine düştü ve Samuel'in adamı olan kişiyle ilgili araştırmalar yapmaya başladı. Bu durum, Samuel'in dövmelerinde de kendini gösterdi. Böylece Samuel'in de Noah'a yöneleceğini görmüş olduk.

Heroes şu anda ne anlatmak istediğini izleyiciye veremeyen bölümlerle karşımıza çıkıyor. Samuel'in kim olduğu, gücü gibi sorular hala cevap ararken, kahramanları bu sezon ne bir araya getirecek hala belli olmadı. Ayrıca cilde adını veren kefaret'in ise konuya olan etkisi tamamen sıfır şu ana kadar yayınlanan bölümler itibariyle.

8 Ekim 2009 Perşembe

Bölüm Analizi | How I Met Your Mother 5x03 | Robin 101

Son zamanlardaki en komik ve güzel bölümlerinden biriyle karşımıza çıktı How I Met Your Mother. 2 sezon önce başlayan kıvılcımlar, geçen sezon da devam etmiş ve bu sezon da Barney ile Robin ikilisini sevgili olarak görmüştük. Bölüm, Robin'in, Barney'den yakınması hatta Barney'in onu aldattığını düşündüğünü sanması ile başladı.

Oysa Barney'in, Robin'in onu aldattığını sandığı zamanlarda çok daha farklı bir iş içinde olduğunu ve Ted'den, Robin'i tanımaya yönelik ders aldığını bu dersin de Robin 101 olarak adlandırıldığını gördük. Ted'in öğretmenlik pratiği, Barney'in ise Robin'i tanıması için önemli olan bu ders boyunca belki de 5 sezondur hiç karşılaşmadığımız kadar Robin detayı ile karşılaştık.

Örneğin Robin'in üzüldüğü zaman şekerleme istediğini, Robin'le konuşurken konuyu dağıtmak amacıyla 2004 yılındaki hokey final maçından, silah temizliğindan ya da imparator penguenlerden bahsedilebileceğini öğrendik. Robin'in yanında yapılmaması gereken başlıca şeyler arasında, Hokey'i kötülemek ve ağlamak gibi aktivitelerin bulunduğunu Barney ile beraber gördük. Bunun yanı sıra, Robin'in yüz ifadelerinin neler olduğunu anlatan ayrıntılı bir slayt gösterisi de Ted tarafından Barney'e sunuldu.

Ted ile Barney derslerine devam ederken, Robin, Barney'in derslerde tuttuğu notları buldu ve bu nedenden dolayı ikili yüzleşirken, aslında ilk başta Robin için pek hoş görünmeyen bu Robin 101 dersi ikilinin daha da yakınlaşmasına neden oldu. Evet çok güzel, komik bir bölüm izledik ama Barney ile Robin arasındaki en ufak aşk dalgası bile bu dizinin 1. sezonuna ihanettir. 40 takla atıp 1 sezon boyunca Robin'i elde edemeyen bir Ted varken, Barney ile Robin arasındaki işlerin bu kadar kolay gelişmesi, Robin'in bu kişilik değişimi, dahası Robin'in her zaman Ted'in içinde ayrı bir yeri olduğu olarak aktarılması. Gerçekten dizi çok farklı bir raya girmiş durumda ne yazıkki.

Ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim ki, bölümün başında Barney'in "Jr. Obama, Yes We Can" diyaloğu ile Obama'nın seçim kampanyasını flört ettiği kızla birlikte olabileceği şeklinde imaya dönüştürdüğü an ve tabiki Dead Poet's Society göndermesi "Oh Captain, My Captain" sahneleri inanılmazdı. Eğerki, Ted o sahnede bunun bir gönderme olduğunu belirtmese ve sahne akışına uygun devam etseydi, Dead Poet's Society'de olduğu gibi duygusal bir hava yakalınabilirdi.

7 Ekim 2009 Çarşamba

Bölüm Analizi | The Big Bang Theory 3x03 | The Gothowitz Deviation

Önceki bölümün durgunluğuna oranla daha güzel ve daha komik bir bölümle karşımıza çıktı bu hafta The Big Bang Theory. Geçen hafta Penny ile Leonard, çatlaklar veren yeni ilişkilerini noktalamış fakat bu son sadece 30 saniye sürmüş ve ikili tekrar bir araya gelmişti. Pek çok kişinin gerçek dışı bulduğu bu ilişkinin yürümesinin gerçekçi olmadığı konusuna katılanlardanım.

Bu hafta Penny'nin, Sheldon ve Leonard'ın evinde kaldığını ve ikilinin iyi anlaştıklarını gördük. Önceki bölümlerin aksine ikili arasında Leonard'dan kaynaklanan bir uzaklaşma, ilişkilerinde bir çatlak meydana gelmedi. Aksine bu bölüm biraz daha, Penny'nin sinir bozucu yönlerine vurgu yapıldı.

Evinde Penny'i misafir etmekten pek hoşnut olmayan Sheldon ise, Penny'e iyi davranarak (Onun metodu çikolata vermek), Penny'i şartlı koşullandırarak istediği gibi yönetebilmek için adımlarını attı. Bu durumun espriden öteye gitmeyeceği, gelecek bölümde değinilmeyeceği bir gerçek.

Bölümün en komik anları, kız kaldırmak için gotik bar'ına giden bu amaçla da gotik gibi giyinen Howard ve Raj'ın olduğu anlardı. Bu dizinin asıl potansiyeli Sheldon değil Howarddır. Sheldon'un asosyal ve anormal kişiliği ile özellikle itici davranışları komik unsurlar olabilir, lakin Howard'ın her hali, tavrı, görüntüsü tek kelimeyle inanılmaz.

Bölüm Analizi | House M.D 6x03 | The Tyrant

House M.D'nin 6. sezonu başladığı gibi mükkemmel devam ediyor. Şu ana kadar yayınlanan bölümlerin tamamı üst kalitede ve güzel bölümler olarak karşımıza çıktı. Hatırlanacağı üzere geçen hafta bölüm sonunda House, teşhis'in onu acıdan uzak tutan ve mutlu eden tek şey olduğunu fark ederken, ekibe geri döneceğinin sinyallerini vermişti.

Bu hafta da House bu yönde bir adım atarak, ekibe geri döndü. Fakat doktorluk lisasının henüz olmamasından ötürü bu işi 2 ay boyunca resmi olarak yapamayacağını öğrendik. House'ın geri dönmesi büyük bir süpriz değilken, asıl süpriz Cuddy'nin, Chase ve Cameron'dan, 13 ve Taub'un yokluğunda teşhis ekibinde olmalarını istemesiydi. Chase ve Cameron'un yardımıyla dizinin ilk sezonlarını hatırlatan bir bölüm izlemiş olduk.

Bu arada Taub konusunda bir parantez açmakta fayda var. Kendisi geçen hafta House ile çalışmak için bu işte olduğunu söylemiş ve House olmadığından dolayı istifa etmişti. Ben de House dönünce Taub da döner yorumunu getirmiştim bu hususa. Fakat bu bölümde ne Taub hiç gözükmedi. Ayrıca yanlış görmediysem Peter Jacobson'in ismi jenerikte de geçmiyordu. Sanırım bu durum önümüzdeki hafta aydınlanır ve ekibin bu sezonki halini görmüş oluruz. Sanki House liderliğinde, Chase, Foreman, 13 olacakmış gibi bir izlenim oldu bende.

13 ise hatırlanacağı üzere geçen hafta Foreman tarafından kovulmuştu. Bu hafta ise Foreman, House'ın yakında tekrar ekibin başına geçeceğini söyleyerek işe dönebileceğini belirtse de şimdilik bu durum gerçekleşmedi. Ayrıca ikisi arasındaki duygusal ilişki de oldukça zarar görmeye başladı. Yine de yukarıda belirttiğim gibi 13'ün dönmesi muhtemel gözüküyor.

Ekip bu hafta, House bölümleri arasında belki de en ilginç vakalardan birini işledi zira, hastaneye yatan kişi, küçük bir Afrika ülkesinin devlet başkanı, üstüne üstlük ülkesindeki pek çok katliamdan sorumlu bir diktatördü. Ekibin ahlak değerleri ve doktorluk değerleri arasında pek çok kez gidip geldiğini gördük. Hastayı iyileştirmeyi başından beri reddeden Cameron, bu konuda fikir değiştirip hastayı kurtarmaya çalışırken, hastanın önce hasta olduğunu başından beri savunan, hatta devlet başkanına karşı olası bir suikaste engel olmaya çalışan Chase ise, devlet başkanıyla sohbetleri sonrasında gerçeklere daha fazla dayanamadı ve ekibin yanlış teşhis koymasını böylece devlet başkanının ölmesini sağlamak amacıyla hastanın kan testlerini başka kan testleriyle değiştirdi.

Chase'nin yaptığının farkına varan Foreman her ne kadar Chase ile olan konuşmasında bunun bedellerini ödeyeceğini söylese de Chase'ye, olayla ilgili kanıtı da yok etti. Chase bilinçli olarak, her ne kadar diktatör de olsa birini öldürdüğü için vicdan azabı çeker mi bilinmez ama herhalde yaptığı davranışı pek çok kişi takdir etmiştir. Bu arada devlet başkanını oynayan oyuncunun James Earl Jones olduğunu söylemekte fayda var. Onun olduğu her sahnede, Star Wars hayranları, Darth Vader izliyormuşcasına heyecanlandılar.

House cephesine gelecek olursak, bu bölümde ekibin hastasıyla pek fazla ilgilenmediğini gördük House'un. Bu sezonun ilk bölümde yaşadığı olumlu değişimin (ukalalığından bir şey kaybettiği yok) hala sürmekte olduğunu gördük ve bu bölümde House, Wilson'un Vietnam Gazisi olan alt komşusu ile çekişti. Eski House olsa, bir şekilde perişan edeceği bu adama hayatının en büyük iyiliklerinden birini yapan House'ın bu değişiminin iyi mi olacağı yoksa kötü mü olacağı bilinmez ama bu sahnelerin oldukça duygusal olduğunu belirtmek lazım.

5. sezonun sonlarına doğru Kutner'ın ölümü ve Amber halüsinasyonunun görülmesiyle beraber gizem dozu yükselen hikaye şu aralar eski haline dönmeye ve sakin bir döneme girmeye başladı. Şimdiden sonraki bölümler açısından bir tahmin yapmak bu nedenle zor fakat bir öngörü olarak bu sezon 13'ün uzun zamandır değinilmeyen Huntington hastalığına tekrar değinilebileceği hatta bu bağlamda bizi duygusal bölümlerin bekleyebileceğini söyleyebilirim. Ama dediğim gibi bu bir spoiler değil sadece öngörü/tahmin.

5 Ekim 2009 Pazartesi

Bölüm Analizi | One Tree Hill 7X03 - Hold My Hand As I'm Lowered

Prison Break izleyenlerin çok iyi bildiği bir duygudur: Tam "Her şey çözüldü, bundan sonra şu durumu bozacak bir şey yaşanamaz." derken işler yeniden öyle bir karışır ki, bu sefer de "Yok, bu durumdan da kurtulamazlar artık."demeye başlanır. O durumdan da tabi bir şekilde kurtulur karakterler ve bu süreç başa döner. One Tree Hill'de debenzer bir durum söz konusu; ama aralarındaki fark, Prison Break'teki olayların -her zaman çok şaşırtmasa da- OneTree Hill'deki olaylar kadar kolay tahmin edilememesi. 3. sezonun sonlarına doğru Brooke'un hamile olduğunu sanmamızı istedikleri bölümde, aslında hamile olanın Haley olduğunu anında anlamamızdan beri One Tree Hill'in "çokbüyük sürpriz" niteliğindeki olaylarının hiçbiri şaşırtmıyor.

Bu bölümde Nathan, Renee'e, iddialarını geri çekmesi için para ödeyip ödememe konusunda bir ikilem yaşadı. Clayton,ününü zedelememesi adına bu paranın ödenmesinden yanaydı; ama Nathan, Haley'nin hislerini göz önünde bulunduraraktabloid gazetelerde çıkacak haberleri göze alarak yapmadığı bir şey için para ödemeyi reddetti. Tabi haberin gazetelerde yer almasından önce Jamie'ye kendisi açıklamak istedi, bölüm sonunda da bunu yapmak üzere Jamie'nin yanına gidişini gördük.

Dan ve Rachel'ın nasıl tanıştıklarına yönelik soru işaretleri de bu bölümde kalktı. Çiftin, bir striptiz kulübündetanışmış olduklarını ve başta fiziksel olarak başlayan ilişkilerinin sonradan anlamlılaştığını gördük. Hayattanhiçbir beklentisi kalmamış olan Dan'in hayata yeniden tutunmasında Rachel'ın payının -en azından farkındalık ve aydınlanma aşamasında- gerçekten de büyük olduğunu gördük. Ancak Dan'in programının ortasında "Sen bir katilsin!" diye bağıran adamı Rachel'ın ayarlamış olması, ileride aralarının bozulabileceğinin bir işareti.

Mark Schwann, Alex'i dizinin eğlence unsuru olarak kullanmaya bu bölümde de devam etti. Julian'ı çok beğendiğinidefalarca belirten Alex, en sonunda Julian'a okuması için kendi yazdığı bir senaryoyu vererek onu etkileme konusundane kadar ısrarcı olacağını -tamamen profesyonelce hareket ettiğine çıkan tümceler kurmuş olsa da- seyirciye belli etti.

Quinn'in kocası, Quinn'i Tric'in barında içerken buldu ve "Daha ne kadar telefonlarıma cevap vermemeye devam edeceksin." diyerek bir "Aynen beklediğiniz gibi, önümüzdeki bölümde Quinn benimle yüzleşmek zorunda kalacak" mesajı verdi. Aslında ben, Haley'nin ikisini barıştırmaya ya da en azından konuşturmaya yönelik bir harekette bulunmasını bekliyordum; ama Haley'yi bir yandan Nathan'ın, bir yandan da Quinn'in derdiyle uğraştırmak istememiş olacaklar ki Quinn'in eski kocası, Tric'te kendini gösteriverdi.

Genel anlamda o kadar "boş" bir bölüm izledik ki daha fazla yazacak bir şey yok. İlerleyen bölümlerde Nathan ile Renee'nin tek gecelik ilişkisinin basına sızmasıyla, Nathan'ın kariyeri ve aile ilişkileri zedelenecek gibi görünüyor. Öte yandan, Julian muhtemelen Alex'in verdiği senaryodan çok etkilenecek ve ikili arasında, Brooke'un kıskançlığına neden olacak bir yakınlaşma başlayacak. Ayrıca, 3. sezondaki Jimmy Edwards, 4. sezondaki "psikopat" Derek, 5. sezondaki Dadı Carrie ve 6. sezondaki Quentin'i öldüren adam gibi "psycho" bir karakteri de beklemiyor değilim...

2 Ekim 2009 Cuma

Bölüm Analizi | The Big Bang Theory 3x02 | The Jiminy Conjecture

Geçen hafta Penny ve Leonard'ın birlikte olmasıyla noktalanmıştı ama her ikisinde de bir mutsuzluk söz konusuydu. Bu hafta ise, The Big Bang Theory'nin 3. sezonunun 2. bölümünde, gerçekten de ikilinin aralarında yaşanan birliktelikten dolayı belli bir huzursuzluk içerisinde olduklarını, bunun da başlıca sebebinin baskı olduğunu gördük.

1. sezondan beri çeşitli yakınlaşmalar yaşayan çift'in birbirleriyle ne kadar uyumsuz olduklarını söylemeye gerek dahi yok. Bu uyumsuzluk, Leonard'ın geekliğinden çok, ikilinin ortak bir noktaları olmaması, aynı dili konuşmuyor olmalarından kaynaklanıyor.

Leonard cephesinde bunlar yaşanırken, Howard ve Sheldon, eve giren bir çekirgenin türü üzerine iddiaya girdiler bu bölüm. Açıkçası izleyicinin gözünde bu iddianın galibi her şeyi bilen Sheldon idi lakin senaristler bu bölüm bir süpriz yaparak Sheldon'un bir iddia kaybedebileceğini bizlere göstermiş oldular.

Sheldon'un sosyal hayatla ilgili olayları geç de olsa anlamaya başlaması, Rajesh Kootherpali'nin komik halleri bölümün diğer güzel ayrıntılarıydı. Arkadaş olmaya karar veren Penny ve Leonard bu fikri 2 saniye içerisinde öpüşerek bozarken, koskoca bir kutup hikayesi ufacık bir flashbackle dahi olsa karşımıza hala çıkmadı. Ama bu konuda hala ümitli olduğumu da söylemeden geçemeyeceğim.

1 Ekim 2009 Perşembe

Bölüm Analizi | How I Met Your Mother 5x02 | Double Date

Nefis bir bölümle karşımıza çıktı How I Met Your Mother bu hafta. Açıkçası geçen haftaki sezon açılışını zayıf bulmuştum, bu bölüm geçen haftayı telafi eder nitelikte bir bölümdü. Bölüm Ted'in 2002 ve 2009 yıllarındaki, 2 double date hikayesi ile başladı. Ted'in bu 2 yıllardaki halleri de yan yana izleyici karşısına geldi. Tabiki bölümün ilginç ve temel kurgusu, Ted'in çıktığı 2 kişinin de aynı olmasıydı. İkili 7 yıl önce de çıktıklarını ve aynı şeyleri yaptıklarını fark edince birbirlerinin hatalarını ve o zaman karşı tarafın kötü gelen davranışlarını söyleyerek hatalarını öğrenmeye çalıştılar.

Ted'in menüdeki yazım hatalarına takan, karşı taraf hesabı ödemek için hiç bir çaba sarf etmediği için bozulan ve çıktığı kişi üşümesini ima ederken dahi üstündekini karşıya vermeyen biri olduğunu gördük. İşin ilginci Ted bölüm sonunda, 2002 yılındaki halini eleştirirken hala aynı adam olmak istediğini söylüyordu.

Bunun yanı sıra, Barney, Marshall'ı Lily ve Robinden kaçırarak bir striptiz klübüne götürdü ve sevgilisi olan insanların da eskisi gibi bir cinsel yaşamları olabileceğini, Robin'in çıkmalarına rağmen bunu takmayacağını söyledi. Ayrıca Marshall'ın fantezi dünyalarına inilen bu kısım oldukça komik sahnelere sahipti. Zira Marshall'ın başka bir kadını hayal edebilmesi için öncelikle hayalinde Lily'nin kronik bir hastalıktan dolayı ölmesi ve bu ölümün üzerinden bir süre geçmesi gerekiyordu. Bu arada Robin ve Barney cephesinde ise işlerin hiç de Barney'in istediği gibi gitmeyeceğini gördük zira ikilinin striptiz klübüne gitmesine en çok bozulan Robin oldu.

Bölümün en komik anları ise hiç şüphesiz, ekibin kendilerine benzer insanları görmeleriydi. Bu bölüm Lezbiyen Robin, Bıyıklı Marshall ve Striptizci Lily ile karşılaşırken, Ted ve Barney benzerlerini ileriki bölümlerde göreceğimize dair bir atıf yapıldı. Tahmin ediyorum sırf bu konu üzerine bir bölüm dahi kurulabilir.

Bu arada dizinin Şükran günü bölümünü Neil Patrick Harris'in yöneteceğine dair dedikodular var. Merakla beklemekteyiz.

30 Eylül 2009 Çarşamba

Bölüm Analizi | House M.D 6x02 | Epic Fail

Geçen hafta tam manasıyla film gibi bir bölümle 6. sezonunu açmıştı House M.D. House akıl hastanesinde geçirdiği süre sonunda vicodin'den kurtulmayı başarmış ve yeniden normal hayata doğru adım atmıştı. 6. sezonun 2. bölümü House'un, Cuddy'e istifa ettiğini söylemesiyle başladı. Bu istifanın sebebini kendisi olarak düşünen Cuddy istifayı kabul etse de House'ın istifasındaki sebep, eski hayatına dönmesi halinde eski yaşamına (vicodin) dönme olasılığı olmasıydı.

Geçen bölüm House'a pek sorun yaratmayan bacağının ağrısı bu bölüm,vicodinsizliğin de etkisiyle iyice artarken, House'ın Wilson'la bile bu konuları paylaşmayıp geçen bölüm oldukça iyi bir anlaşma sağladığı akıl hastanesinin müdürüne akıl danıştığını gördük. Müdür, House'a bir hobi edinmesini böylece bacak ağrısını unutacağını söylerken House bu öneriye kulak verdi ve Wilson'la birlikte yemek kurslarına gitmeye başladı. Yemek kursu boyunca, House'ın tanı koymadaki becerisini ve zekasını yemek yapmada da gösterdiğini gördük ve bölüm boyunca House yemek yapma konusunda oldukça başarılı olduğunu gösterdi.

House cephesinde bunlar yaşanırken, Foreman, tanı koyma ünitesinin başına geçmek istedi ve Cuddy de bu durumu kabul etmek için öncelikli olarak ekibin bir sonraki hasta'da nasıl çalışacağını görmek istediğini söyledi. Ekip'in önüne gelen hasta, bir simulasyon oyun yaratıcısıydı ve bu oyunu test ederken ellerinde yanma teşhisiyle hastaneye gelmişti. Foreman, Taub ve 13 hastayı tedavi etmeye ve tanı koymaya çalışırken, hasta da bir yandan internet aracılığı ile kendi hastalığına yanıt bulmaya çalışıyordu. Hatta bunu daha da ileri götürerek hastalığını bulana ödül vereceği konusunda bir ilan dahi verdi internete.

Foreman'ın ekibin başına gelmesiyle, 13 ile aralarında yaşanan gerginlik bu ikilinin asla ast ve üst ilişkisine tabi olamayacağını gösterdi. Hastaya önce yanlış teşhis koyan ekip ve Foreman son anda bir hatanın eşiğinden döndüler. 13 ise Foreman'ın hatalı teşhisine, internete hastanın koyduğu ödül için gelen cevaplardan birini okuduktan sonra farkına varmıştı. Neticede hasta doğru bir şekilde tedavi edildi ve iyileştirildi.

Bölümün climax anı ise, vicodin almak üzereyken bundan vazgeçen House, akıl hastanesi müdürüne artık bacağının ağrımadığını buna iyi gelecek bir şey bulduğunu söyledi ve eski ekibinin bir hastasına tanı koymasıyla ağrısının geçtiğini belirtti. Kısacası 13'ün tanı konusunda doğru cevabı bulmasında büyük katkısı olan internet cevabı House'dan gelirken, akıl hastanesi müdürü House'ın riskli olmasına rağmen eski hayatına dönmesini zira onu tek mutlu eden şeyin tanı koymak olduğunu söyledi ve House da bu fikri kabul etti.

Son bir parantez Taub ve 13 için açmak gerekiyor. House ile çalışmak için ekibe katıldığını bu yüzden Foreman'ın ekip liderliğinde çalışmak istemediğini söyleyen Taub ve Foreman'ın kovduğu 13, House'ın dönüşüyle ekibe geri gelecektirler.

Bölüm Analizi | Heroes 4x03 | Ink

2 bölümlük sezon açılışının ardından bu hafta Heroes, 4. sezonun 3. bölümüyle izleyici karşısına çıktı. Sezon açılışı pek çok izleyici tatmin etmemişti, nitekim 3. bölüm için de bu hayalkırıklığının devam ettiğini söylemek mümkün olacaktır. Daha önce, ilk iki bölümde, bu sezon'un ne anlatılacağı belirsizdi. Cilde adını veren kefaret bölümde bir kaç kez dillendirilirken yine aynı şekilde, sezonun ne anlatacağı belirsizliği devam etti.

Geçen bölüm karşımıza çıkan ve Robert Knepper'ın canlandırdığı Samuel karakteri hatırlanacağı üzere geçen bölüm kardeşini kaybetmişti. Bu bölümde de kardeşi yerine geçebilecek birini bulduğunu söylerken çok geçmeden bu kişinin Peter olduğunu gördük. Kendisini, Peter'ın bir kazadan kurtardığı lakin kurtarırken zarar verdiği bir adam olarak tanıtan Samuel, Peter'la iletişimini kurmayı başarırken kendi kolunda bulunan ve haraketli halde olan pusula dövmesinin bir eşini de Peter'ın koluna göndermeyi başardı.

Samuel'in gücü ve pusulalar'ın gizemi henüz ortaya çıkmadı. Geçen bölüm toprak haraket ettirebildiğini, mürekkep enjekte edebildiğini gördüğümüz Samuel karakteri bu bölümde de eliyle mürekkebi emip, bir fotoğraf üzerinde değişiklik yapabildi. Şu ana kadar bu sezonun tek artı noktası hiç şüphe yokki bu karakter.

Diğer yandan, Peter'ın çalıştığı yerde masabaşı görevi olan yeni bir karakterle tanıştı Heroes izleyicisi bu bölümde. Henüz adını öğrenemediğimiz ve sağır olan bu karakterin, bir şekilde sesleri görme gücü olduğunu gördük. Bu karakterin ve bu gücün hikaye ile veya karakterler ile bağlantısı ne olur bilinmez.

Öte yandan geçen hafta da bahsettiğim gibi Matt Parkman'ın gördüğü Sylar hayali, sıradan birer korku veya geçmiş nefreti hayalinden çok Sylar'ın tam olarak yok edilememesinden kaynaklandığı yönünde şüpheler bu bölümde arttı. Matt'ı oyuna getiren ve zor duruma düşüren bu hayal ile birlikte Sylar Matt'i bedenini (Nathan) bulma konusunda ikna etmiş görünüyor.

29 Eylül 2009 Salı

Bölüm Analizi | One Tree Hill 7X02 | What Are You Willing To Lose

One Tree Hill'in önceki sezonlarına baktığımız zaman, en güzel bölümlerin, dizinin yaratıcısı Mark Schwann tarafından yazıldığını söyleyebiliriz. İlk aklıma gelenler; okula silah getiren bir öğrencinin yarattığı korkunun yol açtığı olayların Keith'in ölmesiyle sonuçlandığı 3. sezonun 16. bölümü ve Tree Hill Ravens'ın eyalet şampiyonluğunu kazandığı 4. sezonun 9. bölümü... Mark Schwann'ın yazdığı bölümlerin ortak özelliği, akıllıca kelime oyunları ve harika müziklerdir. One Tree Hill'in popülerliğinin en büyük etkenlerinden biri de zaten müzikleridir;ama bir "Mark Schwann bölümü"nde daha çok ve bence daha yerinde bir müzik kullanımına rastlanır.

7. sezonun ilk 2 bölümü Mark Schwann tarafından yazılmıştı; ancak ikisinde de önceki sezonlardaki "Mark Schwann bölümleri"nde görmeye alıştığımız esprileri, kelime oyunlarını göremedim. Hatta bir zamanlar çok hoşuma giden sürekli geçmişe atıfta bulunma durumunun artık kendini tekrar ettiği ve sıkıcı bir hal aldığını söyleyebilirim. Brooke, Peyton'ın 1. sezonda yaptığı bir resmin teması olan ve sezonlar ilerledikçe Tree Hill sınırları dışına çıkan her insan için en az bir kez kullanılan "People always leave" lafını bir kez daha -Peyton'ın gidişindenbahsederken- kullandığında bunu hissettim.

Öte yandan, sevilen eski karakterlerin beklenmedik şekillerde konuk oyuncu olarak yıllar sonra ortaya çıkması durumunun hâlâ hoşuma gittiğini, Rachel Gatina, Dan Scott'ın nişanlısı -ve "hayatının aşkı"- olarak görününceanladım. Önceki sezonlarda da Tim ve Bevin'ın benzer şekillerde karşımıza çıktığını görmüştük.

Dan Scott dedik, öyle devam edelim ve bölüme yönelik konuşmaya başlamış olalım. Toplam 7 sezonda Tree Hill kasabasında 10 yıla yakın bir sürenin geçtiğini izledik ve bu süre içinde Dan Scott'a yönelik hislerimiz sürekli değişti. Bu sezonda da ölümden dönmüş olduğunu görüyoruz ve yine değiştiğini söyleyen bir adam olarak karşımızda.Bu seferki değişikliği gerçek midir bilemiyorum; ama şimdilik "yeni Dan Scott"ın, geri kalan karakterlerle barıştırılmak veya herhangi bir iletişim kurmak yerine, anlatıcı gibi kullanıldığını görüyoruz.

Brooke, "Clothes Over Bros"un yeni yüzünü bulma amaçlı Alex adlı bir oyuncu buldu; ama Alex'in filmlerindegöründüğü kadar masum olmadığı anında ortaya çıktı. Yine de bir şekilde Brooke, bu kaprisli ve şımarık kızla çalışmayı kabul etti. Brooke'a tam anlamıyla gerizekalı rolü yapan Alex'in gerçek yüzünü nispeten daha iyi görmüş olan Millicent'ın da itiraz etme şansı kalmamış oldu. Alex'in kadroya katılması, dizinin mizah ögelerini arttırmak açısından yapılmış bir hareket muhtemelen. Antwon "Skills" Taylor rolündeki Antwon Tanner'ın karşı karşıya kaldığı bir dava olması, diziden ayrılmasını gündeme getirmiş durumda. Skills'ın diziden ayrılması da, dizinin komedi gücünde ciddi bir azalma anlamına geliyor. Ondan oluşacak olası bir boşluğu Alex ile kapatmaya çalışabilirler. Brooke'un iki bölümdür cinsel çağrışımlı sözcüklerin ardından kullandığı "That's what she said." esprileri de bu yüzden yazılmış olabilir. Zaten hatırlayacak olursak lise döneminde Brooke da en eğlenceli karakterlerden bir tanesiydi. Sonradan aldığı sorumlulukların artmasıyla kendine bir çekidüzen verdi ve hayatını yoluna soktu; ancak o eski eğlenceli Brooke Davis'i de aratmaya başladı.

Julian'ın babası Paul, Brooke'u kariyerine tercih etmenin çok yanlış bir iş olduğunu Julian'a söylemek üzere Tree Hill'e geldi. Julian ve babasının bu ilişkisi, Brooke'un annesiyle olan ilişkisine çok benzediği için, Brooke Paul ile konuşarak onun oğluna karşı küçüklüğünden beri ne kadar ilgisiz olduğunu gösterdi. Bugüne kadar oğluna bir babanın davranması gerektiği gibi davranmamış olduğunu fark eden Paul da One Tree Hill'de artık çok fazla görmeye başladığımız bir başka durum olan " ilgisiz ebeveynin bir monologla yola gelmesi"ni yaşadı.

Haley, Red Bedroom Records'ın kapanmaması için Mia'dan yardım aldı, şimdilik de başarılı oldular gibi görünüyor. Teksorun önümüzdeki altı ay içinde Mia'nın yeni bir albüm yapma zorunluluğu oldu. Albümün yetişmemesi veya aceleye gelerek tatmin edici olmaması Mia'nın kariyerini ve Red Bedroom Records'ı olumsuz yönde etkileyebilir. Bölümün en eğlenceli yeri de Haley'nin 'Lucas ve Peyton'a bunu nasıl söylerim?' diye düşünürken yaptığı Lucas ve Peyton taklitleriydi.

Quinn'in ayrılmış olduğu kocasına ilişkin biraz daha bilgi edindik; ancak henüz ayrılığın nedenine ilişkin tam bir açıklama yapılmamış olması ve Quinn tarafından: "Bir nedeni yoktu anlıyor musun, sadece olmadı..." gibilerinden geçiştirilmesi, ileride eski kocayla bir yüzleşme veya eski kocanın Quinn'in peşinden gelmesi gibi ihtimalleri ortaya çıkarıyor. Geçen yazıda belirttiğim gibi bir Clayton-Quinn birlikteliği olacaksa da, Quinn'in "closure" amaçlı eski kocasıyla konuşması mantıklı olabilir; çünkü Quinn, her ne kadar ilişkisini bitirmekle doğru bir işyaptığını düşünüyor olsa da, ne kadar üzgün olduğu net bir biçimde görülüyor.

Nathan'a gelecek olursak, onun muhtemelen bu sezonun sonlarına kadar bu seks skandalıyla uğraşacağını söylebiliriz. Clayton'la Renee'nin ayarladığı görüşmeyi basması, ilerleyen bölümlerde yine sinirini kontrol etme problemleri yaşayabileceğinin bir göstergesi. Clayton da buna dikkat çekerek geçmişte Nathan'ın NBA'e seçilmesinin gündemde olduğu dönemde geçirdiği kazaya bir atıfta bulunarak ondan dikkatli olmasını istedi: "Sen de bu sırada bir camdan dışarı atılmamaya bak." Geçen yazının sonunda, seyircinin Nathan'ın böyle bir şey yaptığına kolay kolay inanmayacağını belirtmiştim. Mark Schwann da böyle düşünmüş olacak ki Renee'nin Clayton'a verdiği zarfın içinden yakınlaştıkları bir fotoğraf yerine, üç aylık hamile olduğunu gösteren bir sonogram çıktı. Üç ay önce Nathan'ın 35sayı attığı bir akşam kutlamayı aşırıya kaçırdıklarını hatırlayan Nathan ve Clayton da, seyirciyle birlikte "Gerçekten yapmış olabilir mi(yim)?" sorusunu irdelemeye başladılar. Bölümün sonunda Nathan, Haley'ye yaklaştı ve:"Sana bir şey söylemem gerek" dedi. Bu durumu Haley'ye açıklamasıyla aralarının bir şekilde bozulacağı belli ve eğer olay netleştiğinde Nathan'ın gerçekten böyle bir şey yaptığı ortaya çıkarsa, bu durum Dan Scott'ın Jamie'yle tekraryakınlaşması için kullanılabilir. Tabi Nathan'ın kendini nasıl affettireceği de ayrı bir merak konusu olacak. İzleyipgörelim...

28 Eylül 2009 Pazartesi

Bölüm Analizi | House M.D 6x01 | Broken

Hafif sarı tonlar, gördüğümüz geçici görüntüler, çığlıklar atan, tepinen bir House, fonda Radiohead'den No Surprises... Bir başka sezon açılışı bu kadar etkili, bu kadar film havasında olabilir miydi acaba? Diğer bütün diziler çıtalarını düşürürken, House nasıl aynı kalmayı başarıyor ve bu mukkemmelikte emmy alamıyor?

6. sezonun ilk sahneleri fazlaca, orta avrupa bağımsız sinemasını andıran sahnelerdi. Sırf jenerik kısmı, bir kısa film olarak yarışmaya sokulsa ödül alacak türden. O kadar leziz o kadar muhteşem. İzleyicinin dikkatini çeken değişmiş, farklı jenerik oluyor ve Hugh Lauire ile Robert Sean Leonard dışında tüm oyuncu isimlerinin farklı olduğunu görüyoruz. İlk başta akıllara acaba? sorularını getiren bu durumun bu bölümlük olduğunu zaten bölümü izleyen herkes anlamıştı zira, bu 2 bölüm birleşmesinden çok bir sinema filmi tadında olan bir bölümdü. Ayrıca jenerikte en dikkat çekici nokta House'ın, M.D'si yani medical doctor sıfatının olmaması.

Zaten, jenerikte bulunmayan M.D, bölümün sonrası için adeta bir haberci zira, yayınlanan bu 2 bölüm şu ana kadarki en farklı House bölümü olarak karşımıza çıkıyor. Bundan önceki bölümlerde, kimi zaman kişisel konulara inilse de (Kutner'ın ölümünde dahi), ekibin incelediği bir hasta oluyordu. Lakin, 6. sezonun ilk bölümünde ne bir hasta inceleniyor, ne ekipten biri görünüyor ne de Princeton hastanesine gidiliyor. Bölüm tamamen House üzerine, akıl hastanesinde kurulmuş bir bölüm olarak çıkıyor zaten Wilson'un bölümdeki rolü toplam 2 dakika.

Hatırlanacağı üzere House önceki sezon vicodin'in etkisiyle ve özellikle Kutner'ın ölümünden sonra halisünasyonlar görmeye başlamışve sezon sonunda da bir akıl hastanesine yatırılmıştı. Bu bölümün başında iyileşen House'un akıl hastanesinden çıkmak istediğini fakat bunu yaparsa doktorluk diplomasını alamayacağını söyleyen hastane müdürüyle karşılaşıyoruz ve bu ültimatom ile birlikte House'ın gerçek hastane günleri başlıyor.

Önceleri sisteme karşı çıkan, ilaçlarını almayı reddeden her türlü etkinlikte karşıdakilere bir kötülükte bulunan House, kendisini süper bir kahraman zanneden Özgürlük Adamı'nın intiharına ve ağır şekilde yaralanmasına neden olduktan sonra yavaş yavaş bazı şeyleri anlamaya başlıyor ve kurallara uymak da bunun bir parçası oluyor. Kurallara uydukça hastanede belli ayrıcalıklar kazanan House bu süre zarfında, akıl hastanesinde yatan bir viyolensel çalgıcısının akrabasıyla da aşk yaşamaya başlıyor.

Hastane müdürünün yönlendirmeleri ve House'ın zora düştüğünde vicodin'e değil bir insana sığınması onun tamamen iyileştiğini ortaya koyuyor ve hastaneden çıkmaya hak kazanıyor. Hastaneden çıkarken bindiği otobüsle, Amber'in kaza geçirdiği otobüs'ün aynı olduğunu söylemekte fayda var. Bu basit bir tesadüften fazlasıdır, ya gelecek bölümler için bir imadır ya da House'ın çöküşünün aynı otobüste başlayıp aynı otobüste bittiğinin bir sinyali olabilir.

Son olarak bölümün sonundaki viyolensel sanatçısının özgürlük savaşçısı ile konuşması sahnesi oldukça duygu yüklüydü. Belli tartışmalarda House'ın eskisi gibi olup olmayacağı tartışılıyor. Ama bunun yanıtı çok basit. House akıl hastanesinde, ukalalığını, zekasını, aşalayıcı konuşmasını kaybetmedi. Onun tek kaybettiği şey vicodin oldu. Kısacası, zaten zorda olduğunda insanlarla konuşan House'u zor anlarında daha insancıl göreceğiz o kadar. Yoksa eski House'ı değil akıl hastanesi, hiç bir tedavi paklayamaz.

27 Eylül 2009 Pazar

Bölüm Analizi | The Big Bang Theory 3x01 | The Electric Can Opener Fluctuation

Kahramanlarımız Kuzey Kutbuna deney için gitmiş, Penny ile Leonard arasındaki yakınlaşma yarım kalmıştı geçen sezona veda ederken. Hiç şüphesiz bu sezon için pek çok espri kaynağı olabilecek malzemeye sahipti 3 aylık kuzey kutbu deneyi. Hatta sırf buradaki maceralarla ilgili bölüm/bölümler dahi görebilirdik lakin, The Big Bang Theory, kuzey kutbunda olan kuzey kutbunda kalır mottosunu benimsedi ve kahramanlarımızın vücut ısılarını dengelemek için çıplak yattıkları bir anı hariç hiç bir detayı izleyiciyle paylaşmadı.

3. sezon promolarıyla ilgili postta, Sheldon'un top sakalına dikkat çekmiş, belki de farklı bir Sheldon izleriz demiştim. Lakin, Howard, Raj ve Leonard'ın uzun ve kirli saç sakalı varken Sheldon'un kısa saçı ve düzgün top sakalı dahi açıklanmadı. Bunun bir hata olduğunu düşünmüyorum zira böyle bir malzemeyi kolay kolay harcamazlar. Kısacası, o kısa saç ve top sakalın muhakkak bir hikayesi olacaktır ama Sheldon yine aynı Sheldon.

Kuzey Kutbunda ona Nobel kazandırabilcek bir deneyi kanıtladığına inanan fakat bunun arkadaşlarının yalanı olduğunu öğrenen bunun üzerine işini ve evini bırakıp annesinin yanına Teksas'a dönen bir Sheldon izledik. Ekibin onu geri getirmesi ne kadar kolay olduysa, Howard'ın bıyıklı ve kırmızı kovboy şapkalı hali de o kadar komikti.

Geçen sezon sonunda yeniden sinyalleri veren Penny, Leonard yakınlaşması ise ikilinin birlikte olmasıyla biterken, Penny'nin bu durumdan hiç memnun olmadığını söylemek doğru olacaktır. Kısacası, işler yine eskisi gibi olacak görünüyor. Bakalım, çok zekice esprilerin serpiştirildiği The Big Bang Theory bölümleri ile karşılaşacakmıyız.

26 Eylül 2009 Cumartesi

I'm Chuck Bass

İnanılmaz... Seviyoruz Kendilerini... Özellikle ilk söylediğinde (üniversite temsilci seçimleri), o cevabın aklına geldiği andaki gülümseme olağanüstü. Ed Westwick'e sevgilerle.

25 Eylül 2009 Cuma

Bölüm Analizi | One Tree Hill 7X01 | 4:30 AM (Apparently They Were Travelling Abroad)

Başrol oyuncuları Chad Michael Murray (Lucas Scott) ve Hilarie Burton’ın (Peyton Sawyer) 7. sezondan itibaren dizide yer almayacaklarının açıklanmasının ardından One Tree Hill’in akıbetiyle ilgili kafalarda ciddi şüpheler oluşmaya başlamıştı. Zaten öyle bir 6. sezon finali izlemiştik ki, CTV, 7. sezonu hiç yayınlanmadan diziyi iptal etse, önümüzde bitmiş ve izleyiciyi tatmin etmiş bir öykü kalmış olurdu. Her türlü sorun çözülmüş, neredeyse her karakterin kişisel ve profesyonel hayatı yoluna girmişti.

Dizinin yaratıcısı Mark Schwann, 7. sezonu şöyle açıklamıştı: “Tree Hill kasabası sakinlerinin hayatlarındaki her şeyin sonsuza kadar mükemmel gidemeyeceğini anlayacakları bir sezon olacak.” Bunun doğru olup olmadığını irdelemek için henüz çok erken, ilerleyen bölümlerde hep birlikte göreceğiz.

6. sezonun sonunda Nathan, Charlotte Bobcats tarafından seçilerek NBA’e girmeyi başarmış, Brooke da 5-6 bölümlük bir izleyiciyi kıvrandırma sürecinin ardından Julian’a onu sevdiğini söylemişti. 7. sezon, bu olanlardan bir yıl (daha net konuşursak 14 ay) sonra, Dan Scott’ın dış sesinin, Haley’nin kaydetmekte olduğu bir şarkıyla birlikte arka planı oluşturduğu bir bölümle başladı. Bölüm başlar başlamaz iki yeni karakterle tanıştık: Nathan’ın menajerliğini yapan Clayton ve Haley’nin ablası Quinn.

Clayton, bir menajer olarak oldukça hırslı ve tuttuğunu koparan bir görünüm çizmekle beraber, belli ki Amerikan dizilerinde artık görmeye alıştığımız “ilişki istemeyen erkek” modelinden “aşk adamı”na dönüşecek olan stereotipin bir başka örneği. Bu bölümde tek gecelik ilişki yaşadığı bir kızı terk ederken aşka -özellikle de ilk görüşte aşka- inanmadığını vurguladı. Ancak Quinn’den ne kadar etkilendiğini de defalarca belirtmiş olması, ileride bu ikilinin arasında bir yakınlaşma olabileceğinin sinyallerini verdi.

Quinn, Haley’nin diğer ablası çılgın Taylor’dan oldukça farklı. Haley’nin deyimiyle “elini attığı her işte başarılı.” New York’ta bir işi olduğunu, bu vesileyle de Haley’i görmek için Tree Hill’e geldiğini ve kısa bir süre kalacağını söylemesine rağmen, dizinin oyuncu kadrosu içinde adının geçiyor olması bu kalışının uzayacağını gösteriyor. Mutlu bir evliliği olduğu sanılan Quinn’in kocasından ayrılmış olması, -henüz nedenini tam olarak öğrenememiş olsak da- ilerleyen bölümlerde Clayton ile arasında bir şeyler olma düşüncesinin elle tutulurluluğunu arttırıyor.

Dan Scott, 6. sezon sonunda mutsuz olan tek karakterdi. Neredeyse her sezon finalinde bir kaza geçirmesinin ardından (1. sezon finalinde kalp krizi geçirdi, 2. sezon finalinde yanan bir binada bırakıldı, 4. sezon finalinde hapise girdi, 5. sezon finalinde araba çarptı) 6. sezon finalinde de yaptığı onca kötülüğün ardından herkesin ona sırt çevirmesiyle yapayalnız kalmıştı. Lucas’ta da bulunduğunu 3. sezonda öğrendiğimiz kalp sorunu sonucunda kalbi gittikçe kötülemiş; ancak gerekli kalp nakli bir türlü yapılamamıştı. Kalp nakli için iki defa hastaneye çağrılmış, ikisinde de kendi deyimiyle “saçma sapan karmik dersler veren zavallı bir tanrı” yüzünden istediği kalbe kavuşamamıştı. 7. sezonun ilk bölümünde, bir “her şeye yeniden başlama” ve “küllerinden doğma” temalı televizyon programı yapmaya başlamış olduğunu gördük.

Brooke, Haley’yle yaptığı bir konuşmada, Julian’ın işi dolayısıyla hep uzakta olmasından ötürü onu çok özlediğini ifade etti ve sahilde yaptıkları bir konuşmayı hatırladı. Julian ona Yeni Zelanda’da 8 ay sürecek yeni bir filme başlayacağını anlatmıştı, tam da Brooke ona kuma yazdığı ve deniz suyuyla silinmeden hemen önce görünen bir “Benimle evlenir misin?” yazısıyla evlenme teklif edecekken…

Elbette bu konunun açılamadan Julian’dan daha da uzaklaşacağını öğrenmesi Brooke için ayrı bir üzüntü kaynağı oldu; ama bölüm sonunda Julian, iş teklifini kabul etmediğini; çünkü sevdiği kızdan daha fazla uzak kalmaya dayanamadığını açıklayarak Brooke’u ve izleyiciyi rahatlatmayı bildi. Evlilik meselesi ise henüz gündeme gelmedi. Bunun yanı sıra, Julian’ın kariyeri yerine sevdiği kızı tercih etmesi doğru bir hareket olabilir; ancak Brooke’un “Senle her şeyi çok çabuk yaşayıp tüketmekten korkuyorum” demesi, ilerleyen zamanlarda yaşanacak sorunların bir habercisi niteliğinde olabilir.

Beni bu bölümde en mutlu eden gelişme, Julian rolündeki Austin Nichols’ın adının, konuk oyuncular (guest starring) listesinden çıkarılıp normal oyuncular (regular cast) listesine alınmış olmasıydı. 6. sezonun 17. bölümünde Brooke’a onu sevdiğini söylediğinden ve bölümün “The Deleted Scene” (silinmiş sahne) kısmında yaptığı monologla izleyicinin gözünde zaten değişmeye başlayan Julian Baker portresini tam anlamıyla baştan oluşturduğundan beri sevilen bir karakter haline gelmişti ve bu değişikliğin yapılması gerekiyordu.

Bölüm sonunda Nathan, belli ki önümüzdeki bölümlerde çok daha fazla lafı geçecek skandal niteliğinde bir olayın kahramanı olarak karşımıza çıktı. Bir kız Clayton’a, Nathan’la 3 ay önce birlikte olduğunu ve bunu basına açıklayacağını söyledi. Evliliğinin yanı sıra NBA’de başarılı bir ilk yılın ardından ikinci yılın kontrat görüşmelerine denk geldiği için profesyonel kariyerini de etkileyecek bir gelişme oldu bu. İlk düşüncemiz 6 sezondur ne kadar değiştiğini ve olgunlaştığını bildiğimiz Nathan’ın öyle bir şey yapmayacağı yönünde elbette; ama burası Tree Hill, belli mi olur…

22 Eylül 2009 Salı

Bölüm Analizi | Heroes 4x01-02 | Orientation & Jump, Push, Fall

Mükkemmel sayılabilecek bir 1. sezon inanılmaz kötü bir 2. sezon, eh işte dedirten bir 3. sezona sahipti Heroes. Lakin 3. sezon finali, büyük beklentiler içerisindeki izleyici ile adeta dalga geçen nitelikte olup, 4. sezon öncesi pek çok takipçisini kaybettirmişti Heroes'a. Hatırlanacağı üzere 3. sezon finalinde Sylar-Peter çarpışması kapalı kapılar ardında gösterilmiş, daha da ötesinde senaryo/mantık hatası bile denemeyecek büyüklükte bir yöntemle, sezon finalinde ölen Nathan'ın yerine Sylar'ın Matt Parkman yardımıyla hafızası silinmiş ve kendisini Nathan gibi hissetmesi sağlanmıştı.

Kısacası 3 sezondur, mücadele edilen Sylar'ı öldürme fırsatı acemi bir hatayla gerçekleştirilememişti. Bu durumu "başka seçeneğimiz yoktu..." diye açıklayan Angela Petrelli'ye bir kişi de çıkıp, Claire'nin kanı ne güne duruyor diyemedi. Adrian Pastar (Nathan) veya Zachary Quinto (Sylar)'dan birisinin diziden ayrılması gündemde olduğu için ucuzca yapılan bir numaraydı bu sezon finalinde.

4. sezon, karşımıza Samuel isimli bir karakter olarak çıkan ve izleyicilerin Prison Break'den aşina olduğu Robert Knepper'in nefis konuşmasıyla başladı. Samuel karakterinin, görüntüsü, jest-mimikleri, konuşma tarzı ve henüz tam olarak bilmediğimiz gücü gerçekten ilgi çekici. Samuel yaptığu konuşmasında, 4. sezon/5. cilt'e de adını veren kefaretten ve intikamdan bahsediyordu. Bu intikam'ın kime karşı olacağı ise henüz açıklanmadı.

2 bölümlü sezon açılışında, hükümet'in insan avından kaçan kahramanlarımızın, kaçış bittikten sonra neler yaptığı gösterildi. Claire'in bir üniversiteyi kazandığı, Peter'ın yine acil ambulans ekibinde güçlerini de kullanarak hayat kurtardığı, Angela-Noah'ın şirket'i yeniden kurma çabaları içinde olduğu, Hiro ve Ando'nun Japonya'da bir kahramanlık şirketi kurduğunu, Matt'in güçlerini bir daha kullanmamaya yemin ederek polisliğe devam ettiğini gördük. Bunların yanı sıra, başta Danko ve ekibinden intikam almak isteyen ve bu yönde Danko'nun 4 adamını öldüren Tracy, bir sonraki hedefi olarak Noah'a yönelse de, Danko'nun Noah'ı kurtarmasıyla bu amacına ulaşamadı; fakat Noah ile anlaşan Tracy onu öldürmemek karşılığında, Danko'nun kendi peşini bırakacağı sözünü aldı ve Noah, uzun bir zaman sonra gördüğümüz Haitili ile bunu başardı.

Öte yandan Claire'in yeni okulunda oda arkadaşı intihar ederken, okuldaki o ana kadar en samimi olduğu kişi Claire'nin gerçek kimliğini yani güçlerini gördü. Nathan görünümündeki Sylar ise, kendisinde bir şeylerin farklı gittiğinin farkında olarak annesinden ve kardeşinden yardım isterken bu sahnelerdeki Nathan-Sylar geçişleri oldukça başarılıydı lakin bu durum geçen sezon finalindeki bu fiyaskoyu kurtarmaz.

Robert Knepper'in canlandırdığı Samuel karakteri ise, karnavalda yanında çalışan bir bayanın vücuduna mürekkep batırarak, çeşitli kişilerin yüzlerini görme fırsatına erişti. Bu güç, bu karakterlerin niye göründüğü de bölümde açıklanmayan durumlardan biri lakin, Samuel, kazara 14 yıl öncesine giden Hiro ile yine karnavalda karşılaşarak Hiro ile bir takım olmak istediğini belirtti.

Bununla beraber Samuel bir adımını -ki kendisinin de özel gücünün aşırı hızlı hareket edip bıçak kullanmak olduğunu gördük- Danko'ya gönderip kendisinde bulunan pusulayı almakla görevlendirdi. İlk aşamada başarılı olamayan Samuel'in görevlendirdiği kişi, Peter ile de bir karşılaşma yaşadıktan sonra Noah'ı yaralayarak bu pusulayı aldı. Bu pusula dizinin bu sezonki en önemli objesi olacaktır zira aynı pusuladan, Samuel'in kolunda hareketli bir dövme olduğunu gördük ve Pusula Noah'ın elinde hareketsiz kalırken Peter'ın elinde çalıştı. Pusula, özel güçlü insanları gösteren bir güce sahip olabilir ki bu da Danko'da bulunmasını açıklıyor.

Son bir parantez Matt Parkman'ın gördüğü Sylar hayallerine açmak gerekir. Gücünü kullanmayacağına yemin eden Matt, bölüm boyu Sylar hayali gördükten sonra gücünü kullandı. Matt'ın hayal görmüyor olma olasılığı yüksek. Bunlar Matt'ın beyninin içerisindeki, Sylar kaynaklı bir durumdan dolayı olabilir.
Bölümün sonunda, Samuel'in yanında çalışan bayana aşıladığı mürekkep sonucu sırtında Claire, Sylar ve Peter'ın resimleri oluştu. Bu durum Samuel ve ekibinin bu 3lüye karşı bir savaş içerisinde olabileceğinin sinyali olabilir.

Kısacası, diğer sezon finallerinden farklı olarak neyi anlatmak istediği belli olmayan bir bölüm ile başladı Heroes. Mohinder karakterinin diziden ayrıldığını, Hiro'nun Ando'ya söylediğine göre ölmekte olduğunu, Robert Knepper'ın oyunculuğunun ise tek kelimeyle muhteşem olduğunu, son notlar olarak belirtelim.

Bölüm Analizi | How I Met Your Mother 5x01 | Definations

5. sezon öncesi dizi, mimarlık kariyerinde başarılı olamayan Ted'i, Stella'nın eşi sayesinde bir üniversiteye profesör yapmış, Barney ile Robinse aşklarını birbirine itiraf etmişti. Barney ve Robin arasındakilerden çok Ted'in, "anne" konusunda verdiği ip ucu önemliydi zira gelecekteki Ted annenin, ders verdiği o sınıfta olduğunu söylüyordu.

Yeni sezonun ilk bölümü, ortalama üstü komiklikte diyebileceğimiz sahnelere ve bol bol Indiana Jones göndermelerine sahip bir bölüm olarak karşımıza çıktı. Özellikle Marshall ve Ted'in IJ, kırbaçıyla olan aksiyonları içlerinde kalan çocuksu yönün en güzel göstergesi.

Hamileliği sebebiyle, 4. sezonun son bölümlerinde görünmeyen Alyson Hannigan - Lily - da sonunda eski performansıyla diziye geri döndü ve yaz boyunca arkadaş oldukları yalanını söyleyen ama gizliden gizliye buluşan Barney Robin ikilisinin, aralarındaki ilişkiyi tanımlamaları için bölüm boyunca pek çok kez çaba sarf etti. Sadece Lily değil Marshall, Ted ve hatta Brad -en son Marshall&Lily düğününde gözükmüştü, o günden bu yana kas yığını haline gelmiş -, Barney ile Robin'in aralarındaki şey konusunda bir konuşma yapmaları gerektiğini vurguladı.

Ted ise bir başka konuya parmak basarak, böyle bir konuşmanın gereksiz olduğunu zira, Barney ile Robin'in uzun zamandır sevgili olduklarını vurgularken bu noktada bir Barney teorisine atıfta bulundu. Bu teoriye göre, 3 şartı gerçekleştiren bir kız, o şartların gerçekleşmesinden itibaren o kişinin sevgilisi oluyordu. Ted de, Barney ile Robin'in bu şartları gerçekleştirdiğini hatırlattı.

Barney ile Robin arasında beklenen konuşma, diğerlerine yalan atmak için tasarlanan bir konuşmadan ibaret de olsalar, Lily'nin de söylediği gibi ikili kendilerine yalan söylediklerini sanıp aslında gerçek duygularını ortaya koydular. Burada koskoca bir parantez açmak gerekiyor. Ted'in bütün bir 1. sezon boyunca peşinden koştuğu , bütün bir 2. sezon aşk yaşadığı ve 3. sezon Ted, Stella ile evlenmek üzereyken duygularının yeniden doğduğunu ima eden Robin'in, bu şekilde Barney'e aşık olması pek realist bir durum değil. Aynı şekilde, kadın manyağı, ilişki karşıtı Barney'in herne kadar gençken yaşadığı bir olaydan ötürü bu hale gelmiş olsa da kısa sürede bu değişimi yaşaması dizinin 1. ve 2. sezonlarını hiçe saymaktır.

Ayrıca Robin ile Barney arasındaki gelişmelerle birlikte Ted üniversitedeki ilk dersine girdi ve nasıl bir hoca olması konusunda yaşadığı kararsızlıktan sonra içinden geleni yapmaya karar verdi. Yanlış sınıfa girmesi ve asıl dersi 20 dakika kaçırmasına rağmen onun için bu iyi bir ders oldu. 4. sezon sonunda ve bu bölümde Ted, "anne"nin o sınıfta olduğunu söylemişti lakin Ted'in yanlış derse girmesiyle birlikte anne'nin Ted'in yanlış girdiği sınıfta mı olduğu yoksa Ted'in asıl sınıfında mı olduğu konusunda bir çelişki söz konusu. Bu durum ilerleyen haftalarda netlik kazanacaktır ama tahminim Ted'in, "anne" ile daha uzun süre tanışmayacağı (öğrenci-öğretmen ilişkisi dışında) yönünde

15 Eylül 2009 Salı

House 6. Sezon Promolar #2

Daha önceki promolardan farklı olarak, ekibe ve hastalara yoğunlaşmış bir promo. Foreman ile 13 dikkat çekiyor. Tabiki promonun bombası Taub'dan: "I quit...". Ne oldu, ne bitti de istifa ediyor Taub? Diziyi bırakacağını sanmam, eğer Taub da gidiyorsa Cameron ile Chase geri dönüyordur. Ama daha yüksek olasılık bunun aldatmaca bir replik olduğu. House ile ilgili sahneler diğer promolarla aynı. Merakla beklemedeyiz.


İkinci video, promo'dan daha çok sneek peek. 1. bölümden bir sahneyi olduğu gibi koymuşlar. House ile promolarda yakınlaştığını gördüğümüz, akıl hastanesindeki doktor arasındaki konuşmayı gösteriyor. O da House'ı hemen çözmüş, ukalalığı başkalarını üzme çabasının farkında. Ama pek bir iyileşmiş göründü House. Bakalım, Amber 6. sezon da konuk olacak mı kendisine.

13 Eylül 2009 Pazar

How I Met Your Mother 5. Sezon Promo

Ted'in en unutulmaz aşkı Robin ile Barney'in yakınlaşması bu dizinin özüne ihanetti, ama bu mesaj 2. sezon Barney'in kardeşinin düğününe verilmişti. Ve gelinen nokta, 4. sezon sonunda aşk itirafıydı, 5. sezonda bu ikilinin sevgili olup olmadıkları muallakıyla başlıyor. 1. sezon izleyiciye, 5. sezon bunlar olacak dese, kimse inanmazdı herhalde.

7 Eylül 2009 Pazartesi

The Big Bang Theory 3. Sezon Promo

Penny ile Leonard'ın öpüşmesinden çok Sheldon'un sakallarıdır bu promonun bombası. Kuzey Kutbu dönüşü Raj, Howard ve Leonard, saç sakal uzamış ve karışmış bir haldeyken Sheldon'un bu kadar kısa saçlı ve düzgün sakallı olmasının muhakkak bir açıklaması dahası ise esprisi olacaktır. Sheldon'un bu sakalları basit bir görüntü değil, çünkü insana büyümüş bu adam dedirtiyor. Bu şekilde tabiri caizse imaj yapmış olması kendine bakmaya başladığını gösteriyor. Bakalım neler olacak, 21 eylülde başlıyor The Big Bang Theory'nin 3. sezonu.

5 Eylül 2009 Cumartesi

Bölüm Analizi | Dexter 4x01 | Living The Dream

27 Eylülde sezona başlayacak Dexter, yine geçen sezonki gibi ilk bölümün internet'e düşmesiyle, sezonu erken açmış oldu ve izleyicisine merhaba dedi. Geçen sezon, bölümün aylar önce internete sızdırılması "dvdler kamyondan düşmüş" şeklinde lanse edilmişti. Bu sefer ise henüz bir açıklama gelmedi lakin, bölümün nabız yoklama amacıyla bizzat yapımcılar tarafından internete sızdırıldığını söylemek pek yanlış olmaz herhalde.

Geçen sezon hatırlanacağı üzere, Rita'nın hamile olduğu ortaya çıkmış, bunun üzerine ikili evlenme kararı almış ve sezon finalinde de evlenmişlerdi. Bu sezon ise, ikilinin bekledikleri doğumun gerçekleştiğini ve bebeklerine Harrison ismini verdiklerini gördük. Sezon öncesi promo fotolarında kullanılan bebek modelin, dizide de karşımıza çıkması normal bir durumdu.

Genel olarak baba olmanın Dexter'i çok olumsuz etkilediğini ve, uykusuzluk başta olmak üzere pek çok sorunla boğuşmak zorunda kaldığını, bu nedenle işlerini aksattığını gördük. Hatta bu nedenden dolayı, cinayetten tutuklanması neredeyse kesin olan bir kişinin salıverilmesine, yanlış kan raporlarını mahkemeye getirerek neden oldu Dexter. Kurtulduğuna sevinen katil, asıl cehennemi yani Dexter'ın yeni kurbanı olacağından habersiz mahkeme salonundan çıkarken, Dexter'ın bu hatasına en çok tepkiyi Quinn gösterdi.

Cinayet Masası'nın karşısına bu bölümde 2 olay geldi. Bu olaylardan birincisi, izleyiciye katili de gösterilen ve yaşlı bir adamın bir kadını küvete koyup öldürme hususu, ikincisi ise turistlere dadanan hırsızların işledikleri cinayetti. Özellikle izleyiciye de gösterilen ilk olay basit bir cinayet değildi. Zira bölümde Dexter'ın karşısına çıkan Özel Ajan Lundy, FBI'dan emekli olduğunu ve 15 yılı aşkın süredir peşinde olduğu bir seri katilden söz etti. Bu seri katile "Üçlemeci" adını takmıştı zira bu katil cinayetlerini 3'er 3'er işliyordu. Ekibin incelediği olay da, bu katilin suç profiline uyuyordu ve Dexter'ın olay mahalinde başka bir kan örneği bulmasıyla ortaya çıkan bir gerçek, aynı suç mahalinde 30 yıl önce benzer bir cinayet olduğunu gösteriyordu. Bu yeni gelişmeyle birlikte Dexter ve Lundy, Üçlemeci katil olarak adlandırdıkları katilin, en uzun soluklu seri katil olduğunu dile getirdiler.

Bölümün şüphesiz en ilginç detaylarından biri Angel Batista ile Laguerta arasındaki ilişkiydi. Bölümün sonunda Dexter, mahkemeye yanlış kan analizi getirerek serbest kalmasına neden olduğu katil'i kendi kurallarına göre cezalandırdı ve ceset parçalarını arabasının bagajına attı. Bölüm boyunca yaşadığı uykusuzluk problemi tekrar baş gösterdi ve Dexter ciddi bir kaza yaptı. Bölüm çok heyecanlı bir noktada bitmiş oldu zira, ceset parçalarının hala arabada olup olmadığı muamma konusu. Eğer ceset parçaları hala arabadaysa, Dexter'ı gerçekten çok zor günler bekliyor olacak.

3 Eylül 2009 Perşembe

Karşınıza Uyuşturucu Almış Neil Patrick Harris Çıkarsa?





Sahneler Harold & Kumar filmlerinden. Sadece Neil Patrick Harris değil diğer yüzler de tanıdık. Kumar rolünde House M.D'nin Kutner'ı Kal Penn, Harold rolünde ise How I Met Your Mother'dan hatırlayacağımız John Cho var. Özellikle yediği magic mushroomlar üzerine, unicorn hayali gören Neil Patrick Harris ve tepkileri (2. video) muhteşem. Ayrıca ilk videodaki halleri de fena şekilde Barney Stinson'u çağırıştırmakta. Filmde Neil Patrick Harris'in kendini oynadığını söylemekte fayda var.

1 Eylül 2009 Salı

3. Sezonu Öncesi The Big Bang Theory

Yeni seksi, zekadır sloganıyla yola çıkan ve bu doğrultuda 4 üstün zekalı kafadarla, güzel ama pek akıllı olmayan bir kız'ın hikayesini anlatan The Big Bang Theory, 21 Eylülde 3. sezonuna merhaba diyecek.

Dizi 2 sezondur, Penny ve Leonard arasındaki yakınlaşmanın önemli boyutta arttığı anlarda sezon finali yapıyor. Hatırlanacağı üzere 1. sezon finalinde Penny ve Leonard birlikte yemeğe gitmiş fakat işler beklenildiği gitmemişti. 2. sezon finalinde ise Penny'nin Leonard'a karşı olan duyguları su yüzüne çıkmış fakat bunları daha belirgin hala getiremediği için ikili arasında herhangibir yakınlaşma yaşanmamıştı.

Özellikle, 4 kafadarın Kuzey Kutbuna gidişiyle noktalanan 2. sezon finali pek çok kişide hayalkırıklığı yaratan bir bölüm olarak ön plana çıktı. Pek çok kişi dizinin yükselen grafiğinde daha güzel bir sezon finali bekliyordu. İnsanlardaki bu hayalkırıklığındaki temel faktör Penny ile Leonard arasında olması beklenen yakınlaşmanın yaşanmaması olabilir.

Dizinin 3. sezonu öncesi, dizide öne çıkanlara bakmakta fayda var. Dizinin ilk sezonunun ilk bölümlerinde, Howard karakteri üzerine bir yoğunlaşma söz konusuydu. Fakat beklenen ilgiyi göremediğinden olsa gerek daha sonraları Sheldon karakteri üzerine gidildi ve bugün Sheldon Cooper bir fenomen haline geldi. Gerçekten de, artık izleyiciyi çıldırtan sinir bozuculuğu ile Sheldon Cooper çok başarılı bir karakter ve kesinlikle dizinin en ön plana çıkan ismi.

Dizinin diğer 4 karakteri Sheldon Cooper'ın gerisinde kalsa da, Howard ve Raj karakterlerinin de dizinin komedi unsuruna oldukça katkı sağladıklarını söyleyebiliriz. Bu noktada, diğer 3 karaktere oranla daha az 'geek" olan Leonard ve 'geek'lik ile uzaktan yakından alakası olmayan Penny gerçekten çok arka planda kalıyorlar. Bu nedenden olabilir ki senaristler bu açığı, ikili arasında bir aşk ilişkisi ile kapatmak istiyor olabilirler.

Tahmin ediyorum ki, aşk'ı öğrenecek bir Sheldon, romantik bir Howard, kendine güveni tam bir Raj ve tamamen metamorfoz geçirip geeklikten çıkacak bir Leonard, diziyi daha ilginç kılacaktır. İzlemeye Devam!

Bu yazı 22dakika.org adresinde de yayınlanmıştır: http://www.22dakika.org/yazi/3-sezonu-oncesi-the-big